24 12 2009

Mutlu Yillar

Mutlu Yillar |  görsel 1

Herkese iyi yillar! Devamı

19 12 2009

AĞLAMAK

AĞLAMAK |  görsel 1

  Unutmak kadar kolaydır inan Sevin ağlayabiliyorsan Sevin ağlıyorsan Gül ağlayabiliyorum diye Gül ağlıyorum ağlıyorum diye Sana birşey yapamam Ağlayamıyorsan ÖZDEMİR ASAF Devamı

19 12 2009

BAŞKA FREKANS

BAŞKA FREKANS |  görsel 1

  Vurdun,acısı daha geçmedi, Biliyorum geçecek. Ama öyle ağır konuştun ki ardından O,gittikçe gerçekÖZDEMİR ASAF Devamı

16 12 2009

Bir Adamı Okudum

  Yeni yıla bir adamı okuyarak girdim. Yazdıklarını, ruhunu, aşklarını, kadınlarını… Sanki onu ilk defa okur gibi! Bir dostum, yine seni okudum dün gece, dediğinde şaşırmışımdır hep. Yine beni okumak? Hayatımı, yaşadıklarımı bilen birinin beni tekrar okuması? Bu gece şaşırmıyorum çünkü ben de o adamı okuyorum. Okudukça galiba onu daha da iyi anlıyorum. Bir adamın kalem tutan ellerini izledim sanki… Nasıl da sevmiş kadınlarını; en çok bir kadını sevmiş diyemiyorum çünkü hep sonunda ‘kadınlarım’ demiş… Belli ki her kadının ayrı bir yeri olmuş yüreğinde. Yazan adamları severim ama yazıp da yüreğime dokunanları daha çok… Mesela ‘Kimse beni sıcacık sevmezdi. Ya tutku ya da öfke doluydu kadınlarım…’ demiş bir satırında… Bu satırı okur okumaz, acaba beni sıcacık seven kimdi, diye düşündüm. Sıcacık sevilmek? Garipsedim! Bulamadım bir isim… Sonra adına ‘hüzün’ dedikleri o tuhaf ifade yine kondu dudağımın kıyısına ve devam ettim okumaya; onu, kadınlarını, aşklarını… ‘Bütün kadınlarım sadece kelimelerle ‘kal’ dediler. Ağzını kullanmadan ‘kal’ diyenine rastlamadım açıkçası. Bir kadından her gidişimde, bir şehirden de gittim sanki. Hiç kalamadım büyük şehirlerde. Uzak ve küçük kasabalar çekti beni hep. Ve her kadın bir şehirdi zaten bende…’demiş başka bir yazısında… Okudum. Okudum. Okudum. Bir fincan kahveyle başlamıştım. Bir fincan daha! Bir fincan daha… Az evvel annem geldi odama ‘Yazma artık ve lütfen uyu anneciğim’ deyip usulca kapattı kapıyı… Yazmadan uyumayacağımı bilir oysa… Hele de kimi okuduktan sonra yazmaya başladığımı söylesem-ki çok sever onu- eminim önce gülümseyecek sonra yatağıma oturup ‘Hadi, bana da oku’ diyecekti. Söylemedim; kimi okuduktan sonra yazmaya başladığımı söylemedim. … Bir adamı okudum işte bütün gece! Bu gece gibi ayaz vardı dışarıda onu tanıdığımda. Soğuk hatta uyuşturucu gecelerden biriydi. Ne kadar oldu bilmiyorum çünkü saymıyorum. Geçenlerde o sordu, ne kadar oldu biz tanışalı , diye. Hatırlamıyorum, dedim omuz silkerek… Hatırlamıyorum.... Devamı

16 12 2009

ölüm.........

ölüm......... |  görsel 1

  uzaktadir hersey, hep... Devamı

16 12 2009

DOST OLMAK İÇİN!

  DOSTLUK        İnsan yalnız yaşamak için yaratılmamıştır.Doğa madem ki birlikteliği önermiş, dolayısıyla uyuşmayı ve bunu geliştirip dost olmayı da önermiş oluyor." Aptallar ve içinde sevgi duymayanlar dostluk kuramazlar. Çünkü dostluk birliktelikle sürer, sevgi ile yeşerir, emekle meyve verir. İnsanlar arasında yakınlık ve sevgi olursa anlaşabilirler ve bundan dostluk doğar.' Dostluk ancak iyi ve erdemli insanlar arasında gerçekleşebilir. Yani, aralarında uyum olan insanların birlikteliklerinden dostluk doğar. Bu nedenledir ki birliktelikler dostlukla devam eder. Erdemli kişilerin birliktelikleri, süreklilik kazanır. 'Düşüncelerinde, beğenilerinde, yaşayışlarında benzerlik bulunanlar beraberliklerini sürekli sürdürdüklerinde bu ilişki dostluğa ulaşır; tersi ise çatışmaya. Dostlukla beraberlik ayrılmaz bir bütündür. Bedenen birliktelik yaşanmasa bile gönülde, yürekte birliktelik sürer. Dostluk insana erdem kazandırır. Bir başka deyim ile; erdem, dostluğun oluşmasının yardımcısıdır. Erdem, tek yaşayan insan için değil, toplum halinde yaşayan insanlar içindir. Erdemliliğimizin varlığı, ancak birlikte olduklarınızın kabulü ile gerçeklik kazanır.' Erdem olmadan, dostluğun hiçbir türü olmaz. Dostluğu hem doğuran hem sürdüren erdemdir. Erdemden daha çok sevilebilecek hiçbir şey yoktur. Hiçbir şey onun kadar kendine sevgiyi çekmez. Dostluktan gelen sevecenliği, doğanın yarattığını anlamak güç değil.' 'Dürüstlüğü arayanlar, sevmeye başladıkları insanın yakınlığından ve yaradılışından yararlanmak için biribirlerine bağlanırlar, yaklaşırlar ve birliktelik yaşarlar.' 'Dostlar istedikleri sevgide eş olurlar. Bu şekilde eş olmak ise hakka erişmektir.' 'Sevgi ile yüklü dostlar isterler ki, aralarında yardım istemekten çok yardım etmeye hazır olsunlar. Böylece yaşamlarına onur kazandırırlar. Yaradılışımız değişmeyeceği için gerçek dostluk ölümsüz olur. İnanıyorum ki dostluğun kökeni budur. Dostlukta hiçbir şey yapmacık değildir, her şey gerçektir ... Devamı

16 12 2009

bir söz gelir aklıma.....

    Savaşları karıncalarda yapar,devletleri arılarda kurar, servet ve zenginliğe hamsterlarda da(türkçede cırlaksıçan diye geçen bir tür canlı) rastlanır. Ama senin ruhunun izleyeceği yol başkadır. Ruhunun hakkı yendi de onun zarar görmesi pahasına başarılara kavuşacak mı oldunÿ; mutluluk çiçeklerini asla koklayamazsın. Çünkü mutluluk denen şeyi ancak ruh duyumsayabilir, ne akıl, ne karnın ne de para cüzdanı....... Ne var ki, bu konuda fazla düşünmen ve konuşman gerekmeden, bütün bu düşünceleri çoktan sonuna kadar düşünmüş ve dile getirmiş bir söz gelir aklıma..... Pekçok zaman önce konuşulmuş bir sözdür bu ; insan ağzından çıkmış zaman üstü,hiç eskimeyen üç beş sözden biridir. bütün dünyayı ele geçirsende ruhun zarar görmüş bundan neye yarar... .... Hermann Hesse   Devamı

14 12 2009

Öğüt.../Özdemir Asaf

Öğüt.../Özdemir Asaf |  görsel 1

  Okulda,anladıkça başaracaksın.Yaşamda,başardıkça anlayacaksın.Gelecek mutlu-mutsuz,inanmasan da;Gözlerin yaşardıkça anlayacaksın. Devamı

08 12 2009

Kalbim...........

Kalbim........... |  görsel 1

..........sakla yamalarini Devamı

08 12 2009

MUT(SUZ)

    Kim istemez mutlu olmayıAma mutsuzluğa da var mısın?C. Süreyya   Devamı

07 12 2009

Susarak.

Susarak. |  görsel 1

Aziz Nesin Devamı

07 12 2009

Aslinda............

Aslinda............ |  görsel 1

............daha guzel olurdum. Devamı

04 12 2009

hayallerimi, yüreğimi aramaya geldim...

  Nasıl yürüdüm, ne zaman geldim ben bu yalnızlığa?...   Yalnızlığın hangi tarafındayım bilinmez... En çok da yabancıyım kendime.Saklandıkça yaşadığım yalanlardan, Gözümü her açtığımda hissettiğim korku ; avuçlarıma damlayan bir hayal kırıklığı, bir acı oldu... Nasıl yürüdüm, ne zaman geldim ben bu yalnızlığa?... Daha kapıyı bile çalmamıştım, ne çabuk açtın...müsadenle yüreğimi aramaya geldim, kendi kimliğimde yitirdiğim yalnızlığımda.... Doğuştan mı yalnızım, yoksa yalnızlığım da mı doğdum?Ne zaman geldim unuttuğum bu zaman kavramından, bu bomboş kalabalıklardan sıyrılıp... Beni buraya getiren hayallerim, umutlarım, göz yaşlarım, hayal kırıklıklarım ve yıkımlarım....biliyorsun... Eğer gelmeseydim kalacaktım enkazın altında.Kusura bakma rahatsız ettim seni yalnızlığım.Eğer yalnız değilsen ben gideyim.... Ama ben ne zaman gelsem sen yalnızsın...Yok hayır biliyorum uzun zamandır buradayım.Her gitmek istediğimde senden, aslında hiç gidemediğimi anladım sana dönüşlerimde...Sanki bir kördüğüm oldun boğazıma düğümlenen... -Madem geldim anlatayım izninle... Bir hayal kapısında doğdum.Yalan insanların adına sevgi dedikleri ve iki dudak arasında tükettikleri yaşamda buldum kendimi... Neye uğradığımı anlamamıştım daha.Yıllarca taptım, inandım, güvendim sadece iki dudak arasında dökülen cümlelere, harcanan yüreğimin eridiğini göre göre.Göz göre göre...Aslında gözüm kör olmuştu, kulağım duyardı sadece. Bense yüreğimde yanan ateşin kor olmasını seyrettim yıllarca ve kendi küllerimden yeniden doğmaya çalıştıkça, bir tokat daha yedim yalan hayattan.Öleceğimi bile bile, göre göre, göz göre gör... Devamı

04 12 2009

Dolu bir testiydim ben

Dolu bir testiydim ben |  görsel 1

  ..............simdilerde bombos(( Devamı

02 12 2009

Acı türküler yakma.........

Acı türküler yakma......... |  görsel 1

..............daha ölmedim. Devamı

02 12 2009

bilirim...seversin

bilirim...seversin |  görsel 1

bil ki...DEGERSIN... Devamı

02 12 2009

Dostum.......

Dostum....... |  görsel 1

.......Can Dostum Devamı

02 12 2009

Gülümse, bir DAMLA mutluluğa

    Gülümse ,hayata gülümse O sana belkide herzaman hüzün ve keder dolu günler verdi.Hic ummadığın deryalarardan çılgın dalgalar vurdu,gülümseBelkide çok uzaklarda kızgın bir bulut şimşekler yağdırdı yüreğineAğlama ,icindeki nefret kini bulaştırma ruhuna ,gülümseAlacakaranlık kuşagında, düşlerin bile acı cektiği sonsuzlukta.Hadi sende gülümse.  Yıllanmış bir adam,geride bıraktığı belki acı belkide gökkuşağı kadarrenkli anılarının arkasında çökmüş bir beden,off çeken bir ruh.Nostaljilere boğulmuş birkaç yaprak ,ve yılların eskitemediğisevgisini verdiği hayat arkadaşının kabri.Gülümse hayata gülümse.Her günbatımında geçen saatlerin anısı ve yeni bir dünya yıldızlarınınkol gezdiği gecenin verdiği gizem. Gülümse bi tanem yaşama gülümse.Elinde şekerine sımsıkı sarılmış yavru ceylan gibi titrek çocuğungözlerindeki ürkek, sahib olma savaşı.Sırtında heybesi,umut ışıgının geldiği noktaya göz dikmiş,gecebilmeyen gündüzü seçemeyen bir avarenin yaşama savaşı.Gülümse ,hadi yeni ufuklara gülümse.Sana acı çektiren belkide ufkunu şiddetle karartan eski dostlarına,Kalbini zincirlemiş bir avuç dostlarına,Platonik bir rüzgarın hortumunda durdurak bilmeyen , çıkmazkaranlığa bir hayalet gibi,umutsuzluğa düşen sevgiline.Geçmişe eyvallah,hadi gülümse.Hic doyamamış ,bir lokma ekmeği kurak topraklarda çıkaran birbabanın yavrularına titremesi,hayata umutla bakışı.Hiç yaşanmamış ,hayallerine yaldızdan süsler veren,padişahlardiyarının sultanı,belkide böyle mutlu ,heyecan dolu bir kız.Hadi ,hayallerine gülümse.Bir gün seni beyazlara bürüyecek,kırmızı güllerle dolayacak,kızılatın sırtında gökkuşağının altındaki dünyaya coşarak.Kalbindeki sır dolu odaya Damla Damla akacak yeni bir yaşama merhaba..Hoşçakal geride bıraktığım acımasız nemrutun oğlu.Gülümse, yeni dünyaya gülümseBin pişmanlığın fayda etmediği,acımasızların af dilediği hayataşiddetle çek kılıncını,hiç acıma ,yeni hayata hiç bir dumandan isbulaştırmadan gülümse.Hoşgeldin yakamozun ışıldattığı ,gökkuşağının renklendird... Devamı

26 11 2009

...

... |  görsel 1

  guzelliklerle........... Devamı

24 11 2009

...

... |  görsel 1

guzelliklerle......... Devamı

18 11 2009

Gece ve Deli......

                                                                                                                         "ben senin gibiyim, ey gece, karanlık ve çıplak; hayalleriminötesinde yanan patikada yürürüm ve ne zaman ayağım toprağa dokunsa oradan dev bir meşe ağacı çıkar.""yo, sen benim gibi değilsin, ey deli; çünkü sen hala kumda bıraktığın ayak izlerinin ne kadar büyük olduğunu görmek için arkana bakarsın.""ben senin gibiyim, ey gece, sessiz ve derin; ve yalnızlığımın ortasında bir beşikte bir tanrıça yatar ve cennet’te doğan yalnızlığımda cehennem’e dokunur." "yo, sen benim gibi değilsin, ey deli; çünkü sen hala acı karşısında ürperirsin ve uçurumun şarkısı seni korkutur.""ben senin gibiyim, ey gece, vahşi ve korkunç; çünkü kulaklarımmağlup ulusların çığlıkları ve yitirilmiş toprakların iç çekişleriyledoludur.""yo, sen benim gibi değilsin, ey deli; çünkü sen hala kendi cücebenliğini kendine yoldaş alırsın ve dev benliğinle dost olamazsın.""ben senin gibiyim, ey gece, acımasız ve korkutucu; çünkü bağrımdenizde yanan gemilerle tutuşur ve dudaklarım ölen savaşçılarınkanıyla ıslanır.""yo, sen benim gibi değilsin, ey deli; çünkü hala bir iyilik meleğiolma arzusuyla dolusun ve hala kendi’nin üstünde bir yasa olmadın.""ben senin gibiyim, ey gece, neşeli ve mutlu; çünkü benim gölgemde oturan saf şarapla sarhoş olur ve beni izleyerek sevinçle günah işler.""yo, sen benim gi... Devamı

17 11 2009

dostum.......

     dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise.benim içimdeki ‘ben’, dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez.ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir.‘rüzgar doğuya esiyor’ dediğin zaman ‘evet, doğuya esiyor’ derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem.denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle başbaşa kalayım.senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir: böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öyle vaktini, vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım; çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin-görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle başbaşa kalayım.sen cennetine yükselirken ben cehennemime inerim- o zaman bile bu ulaşılmaz uçurumu ötesinden bana seslenirsin,’arkadaşım, yoldaşım’ ben de sana seslenirim, ‘yoldaşım, arkadaşım’-çünkü cehennemimi görmeni istemem. alevler görüşünü yakacak, duman burnuna dolacaktı. senin gelmeni istemeyecek kadar çok severim cehennemimi.bırak, cehennemimle başbaşa kalayım.sen gerçeği, güzeli, doğruluğu seversin; ben de sen hoşnut olasın diye bunları sevmenin yerinde ve iyi olduğunu söylerim ama içimden senin sevgine gülerim. gene de gülüşümü göresin istemem. bırak kahkahalarımla başbaşa kalayım.dostum, sen iyi, ihtiyatlı, akıllısın; hayır sen eksiksizsin- ben de seninle ölçülü ve düşünerek konuşurum. oysa ben deliyim. ama gizliyorum deliliğimi. bırak deliliğimle başbaşa kalayım.dostum, sen benim dostum değilsin, ama ben bunu sana nasıl anlatacağım? benim yolum senin yolun değil, gene de birlikte yürüyoruz elele. Halil Cibran &nbs... Devamı

15 11 2009

Önyargıların Gölgesinde........

İllaki kalp kırmaya programlı yaşar mı hiç insan? Veya kendini her daim savunmak zorunda hisseder mi? Yada yanılmak ile yanlış anlaşılmak korkusu ile sınırlanıp olduğu yerde sayar mı? Bunlar karışık gelmesin sakın size hayatın tam içinden, resmen ortasından ve en bilinen yerinden bahsediyorum işte. Doğuyoruz, büyüyoruz ve ölüp gidiyoruz. Yılları aşarken tanışıyoruz, seviyoruz, dost oluyoruz, ayrılıyoruz, küsüyoruz ve affediyoruz. Yalnız kalıyoruz yada kalabalığa dalıyoruz. Ne olursa olsun insan yanımızı insana katmaya çabalıyoruz. Ve bunu yaparken o kadar çok ürkütülüp, yargılanıyoruz ki belki de. Çok gülersek mutlaka ağlayacağımızı düşünmemize sebep oluyor birileri. Veya şansımız yaver giderken bir anda dönüverecekmiş edasıyla tedirginiz hep. Yargılanıyor ve her seferinde kendimizi biraz daha kenarda biraz daha acımış hissediyoruz belki. Her yaptığımızı mutlaka savunmak zorunda kaldığımız, sebeplerimizin olması gerektiği bir dünya olacak etrafımızda deseler inanmazdım çocukken. Koşmak istersem koşar, ağlamak istersem ağlar, bağırmak istersem bağırırdım içimden geldiği gibi tam geldiği anda ve yerde. Sanırdım ki büyüyünce de bu böyle olacak, sevmek istedim mi sevip sevişmek istedim mi sevişecek, hediye almak istedim mi alacak, içmek istedim mi içecek, konuşmak istedim mi konuşacak ve susmak istediğimde susacağım ve bunları zevkle/zevk aldığım için yapacağım. Bu bir yanılgıymış meğer…Şimdi görüyorum ki bunları yapmak için önce vakit müsait olacak sonra da geçerli sebeplerim olacak ki yapacak hakka sahip olayım. Üstelik görüyorum ki etrafımda aynı sıkıntılarla omuzlarını indirmiş, kendini savunmaktan anı yaşayacak gücü kalmamış, tedirgin ve tereddüt içerisinde insanlar var. O kadar üzücü geldi ki bana bunu görmek, hiç önyargısız olamaz mıyız birbirimize? Adam olduğu için, kadın olduğu için, haklı olduğu için, hep doğru olduğu için, mümkün olduğu için veya sebebi olduğu için değil sadece öyle istendiği için, insan olduğumuz için yaşanamayacak mı hayatlar? Bir gölgenin ... Devamı

15 11 2009

...

... |  görsel 1

guzelliklerle........... Devamı

15 11 2009

...

... |  görsel 1

guzelliklerle......... Devamı

18 03 2008

sevmek...........

  Saçak altına sığınmış göçmen kuşun kartanecikleri arasında düşen beyaz tüyünü de görebilmek İşte sevmek   Sunay Akın Devamı